Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin daha sık görüldüğünü biliyoruz. Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz. Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacakları söylenemez.

Son yıllarda meme kanseri tedavisinde oldukça önemli gelişmeler olmuştur. Bir çok tedavi olanakları ortaya çıkmıştır. Bu olanaklar, önemli ölçüde, hastalığın saptandığı safhaya göre değişir.

Meme kanseri bir çok ülkede, kadınların en korkulu sağlık sorunu olma özelliğini taşımaktadır. Günümüzde ABD' de, sekiz kadından birisi meme kanserine yakalanmaktadır.

Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir.

Kadının kendisinin bunu anlaması mümkün değildir. Jinekolojik muayene ile bir kadın doğum uzmanı tarafından kızlık zarı nın bozulup bozulmadığı, bakire olup olmadığı anlaşılabilmektedir.

Günümüzde artık çoğu erkek ve kadın bekaret olayını önemsemiyor. Ancak özellikle bizim gibi müslüman ülkelerde bekaret, önemli bir yere sahip.

Tıbi olarak kızlık zarı nın dikilerek onarılması mümkündür. Bu işleme hymenoplasti ismi verilir. Kızlık zarı tamiri kadın doğum uzmanları tarafından yapılır ve bu işlemin yapılıp yapılmadığını yine kadın doğum uzmanları ve adli tabipler anlayabilirler.

Bu yöntemin anlaşılabilmesi için öncelikle kızlık zarı nın yapısı ve flepin ne olduğunun bilinmesi gerekir. Flep, vajinanın duvarından kaldırılan bir dokuya verilen isimdir. Kızlık zarı sanıldığı gibi bir zar değildir.